21 Temmuz 2014 Pazartesi

Elizabeth Gilbert- Your elusive creative genius

"Ye Dua  et Sev" kitabı ile megasansasyonel başarı yakalayan Elizabeth Gilbert, bundan sonrası için yaratıcılığını koruyabilmek ve sürdürebilmek adına girdiği arayışta tarih yolculuğu da yapar. Ve bize bu yolculuğunda yaptığı bir keşif ile, being genius/having genius, kendine çizdiği yolu anlatır.
"And what I have to, sort of keep telling myself when I get really psyched out about that, is, don't be afraid. Don't be daunted. Just do your job. Continue to show up for your piece of it, whatever that might be."

17 Temmuz 2014 Perşembe

Ritesh Batra- Dabba

"Bazen yanlış bindiğiniz bir tren, sizi doğru istasyonda indirir."
Favori listeme bir Hint filmi daha girdi: Dabba. Forbes'in yaptığı tahmine göre 8 milyonda 1 hata yapan Dabbawalla sistemi hata verir ve bu hatadan bir hikaye çıkar. Erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiğini düşünen Ila'nın sefertası, yaptığı muhasebe işinden emekli olacak Saajan Fernandez'e gider. Akşam yemekten ötürü kocasından beklediği övgüyü göremeyen Ila, sefertasının bir yabancıya gittiğini anlar ve bir dahaki sefere sefertasına mektup bırakır. Saajan'ın bu mektuba cevap vermesiyle günlük hayatta yaşadıklarını birbirlerine anlattıkları bir mektup arkadaşlığı başlar. Asıl izlediğimiz, bu arkadaşlığın ilerlemesidir. Bu sırada Saajan'ın yerini alacak olan yetim Shaikh'nin hikayesi de mektup arkadaşlığı hikayesine ayrı bir renk katar.
Film, içinde yer alan küçük hikayeleri ile sizi hayatın inceliklerine götürüyor. Özellikle vantilatör üzerine kurulan yaşam hikayesi derinlerden etkileyecektir:
"Ben de Deshpande teyze ile yemek yaptım. Kendisi üst kat komşumuz. Kocası 15 yıldır komada. Bir gün uyanmış ve vantilatöre bakmaya başlamış. Bütün gün bakmış ve gece uyumuş. Uyandığında da bakmaya devam etmiş. 15 yıldır hiç konuşmamış. Doktorlar bile ondan umudu kesmiş. Bu eski model bir vantilatör. Hiç kapanmaz. Teyze bunun onu hayatta tuttuğuna inanıyor. Bir gün elektrikler gitmiş. Kalp atışları yavaşlamış. Neyse ki hemen geri gelmiş. O günden sonra, teyze jeneratör taktırdı. Kocası vantilatöre bakmaya devam ediyor."
Filmde evliliğin tüm çeşitleri sorunları ve güzellikleriyle yer alır: kocası ölmüş dul kadın, karısı ölmüş dul koca, bir süredir evliler ve yeni evlenecekler. Bütün hikayelerin doğal ve naif bir dille anlatılışı, diyalogların sıradan ve safiyane olması izleyiciyi filme çeker. Ila'nın kızıyla birlikte intihar eden kadını kendi perspektifinden anlatışı sizi ürkütecektir:
"Kızı ne sormuştur acaba? Ne oynuyoruz, anne? Çatıya çıkmak zor olmuştur. Atlamak da cesaret gerektirmiyor mu?"
Hele filmin sonlarına doğru Ila'nın sistemin error verdiğini anlatmaya çalıştığı taşıyanın Harvard araştırmasıyla tepkisi yüzünüzde tebessüm bırakacaktır. Shaikh'in yetimliği yüreğinizi burkacak, küçük kızın artık pencereyi kapamak yerine elini sallaması güldürecek, uzaktan aynı gözüken resimlerden birinde kendini gören Saajan şaşırtacaktır. Sistem üzerine belgesel yapmak için araştırma yaparken denk geldiği ilginç hikayelerden sonra film çekmeye karar veren Batra, gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Oyunculuk, özellikle Irrfan Khan, hikayeyi tamamlamış. Müziği ve Hindistan'ın sıradan yaşamı yalın halde aktarmasıyla bu film, izlenmeyi çoktan hak etmiştir.
Daha fazla anlatmayacağım. İzleyiniz. Thank me later.

resim: http://cdn1.bugunbugece.com/images/d.images/ck/The-lunchbox-movie-2013-First-look-HD-posters-wallpapers-photos-images-and-promotion-pics-irfan-khan-acting.jpg

6 Temmuz 2014 Pazar

Various- House of Cards Season 01-02

Kurmaca bir senaryo ile White House koridorlarında yardım kuruluşları-özel şirketler-partiler üçgeninde sendikalar, gazeteler ve lobiler üzerinde yaptığı manipülasyonlarla yolu Temsilciler Meclisi'nde Çoğunluk Liderliği'nden ABD Başkanlığı'na uzanan bir adamın hikayesini izliyoruz. Sahneler ve diyaloglar, oyunculuğun kalitesi, izleyeni bir an dizinin kurmaca olduğu önbilgilendirmeden kurtarıp olanların gerçek olup olmadığını sorgulatıyor. Gösterilenler ne kadar hayal ürünü olarak reklam edilirse edilsin, diğer taraftan okuduğumuz ve izlediklerimizden sonra bu dizide anlatılanların doğru olduğu söylenirse inanmakta hiç zorluk çekmeyiz. Kevin Spacey ve Robin Wright'ın birlikte mükemmel oyunculuğu ve hikayenin soluk kesiciliği sizi ekranın karşısına kilitleyecek. Hele politikaya da meraklı iseniz bir bölüm sonrası hemen diğer bölüme başlayacaksınız. Frank Underwood'un Shakespeare-vari seyirciyle konuşması, soğuk kanlı karakterin acımasız ve düzenbaz oyunlarıyla ekran başında kalacaksınız.
İkinci kez izleyişimden aldığım alıntıları bölüm bölüm aşağıda paylaşıyorum. Doğal olarak, özellikle de yönetmenlerin çekim seçiminden dolayı, bütün mesaj ana karakter Frank Underwood üzerinden veriliyor. Bu yüzden dolayı, burada paylaştığım alıntıların üç tanesi dışında hepsi, dizide Frank tarafından seslendiriliyor. 

#1.1-Chapter 1

  • There are two kinds of pain. The sort of pain that makes you strong, or useless pain. The sort of pain that's only suffering. I have no patience for useless things.
  • The nature of promises, Linda, is that they remain immune to changing circumstances.
  • Forward! That is the battle cry. Leave ideology to the armchair generals. It does me no good.

#1.2-Chapter 2

  • When the tits are big, they all stand in line.
  • Such a waste of talent. He chose money over power. In this town, a mistake nearly everyone makes. Money is the Mc-mansion in Sarasota that starts falling apart after 10 years. Power is the old stone building that stands for centuries. I cannot respect someone who doesn't see the difference.
  • You don't get a second chance at a first impression.
  • What a martyr craves more than anything is a sword to fall on. So, you sharpen the blade, hold it at just the right angle, and then three, two, one...
SAHNE: Parlamento binası önünde eve giderken bağırdığını gördüğü evsize Frank'ın tavsiyesi.

#1.3-Chapter 3

  • What you have to understand about my people is that they are a noble people. Humility is their form of pride. It is their strength; it is their weakness. And if you can humble yourself before them they will do anything you ask.
  • You don't want to work anywhere you're not willing to get fired from, Zoe. Treading water is the same as drowning, for people like you and me.
SAHNE: Frank UnderWood'un kilisede konuşması.

#1.5-Chapter 5

  • Friends make the worst enemies.

#1.6-Chapter 6

  • Not an easy thing to say no to the most powerful man in the free world. But sometimes the only way to gain your superiors respect is to defy him.
  • From this moment on you are a rock. You absorb nothing, you saying nothing, and nothing breaks you.

#1.7-Chapter 7

  • Generosity is its own form of power.
  • It's the number of days since April 4, 1999. As of this morning, that's 5,185. The bigger that number gets, the more it frightens me, because I know all it takes is one drink to go back to zero. Most people see fear as a weakness. It can be. Sometimes for my job, I have to put fear in other people. I know that's not right. But if I'm honest, like the fourth step asks us to be, I have to be ruthless, because failure is not an option. The same goes for my sobriety. I have to be ruthless with myself. I have to use my fear. It makes me stronger. Like everyone in this room, I can't control who I am. But I can control the zero. Fuck the zero.
  • There's no better way to over power a trickle of doubt then with a flood of naked truth.
SAHNE: Jim Matthews'in Başkan koltuğuna oturma hevesini tatmin edişi.

#1.8-Chapter 8

  • How quickly poor grades are forgotten in the shadow of power and wealth.

#1.9-Chapter 9

  • Proximity to power deludes some into thinking they wield it.
  • A great man once said, everything is about sex. Except sex. Sex is about power.

#1.11-Chapter 11

  • Once someone is exposed, they're at your mercy.

#1.12-Chapter 12

  • Decisions based on emotion aren't decisions, at all. They're instincts. Which can be of value. The rational and the irrational complement each other. Individually they're far less powerful.
  • This is a man who's builts his fortune from nothing. The money doesn't mean anything to him. It is what it represents. [Which is] his life work.
  • Tusk understands the difference between power and money. That’s precisely what makes him dangerous. He doesn’t measure his wealth in private jets, but purchased souls.

#1.13-Chapter 13

  • There is no solace above or below. Only us - small, solitary, striving, battling one another. I pray to myself, for myself.
  • You can't purchase loyalty Raymond.

#2.1-Chapter 14

  • Did you think that I'd forgotten you? Perhaps you hoped I had. Don't waste a breath mourning Miss Barnes, every kitten grows up to be a cat. They seem so harmless at first. Small, quiet, lapping up their saucer of milk. But once their claws get long enough, they draw blood. Sometimes from the hand that feeds them. For those of us climbing to the top of the food chain, there can be no mercy. There is but one rule: Hunt or be hunted.

#2.2-Chapter 15

  • If you don't like how the table is set, turn over the table.
  • Grief demands an answer, but sometimes there isn't one.

#2.4-Chapter 17

  • To improve is to change. To perfect is to change often.
  • If we never did anything we shouldn't do, we'd never feel good about doing the things we should.

#2.5-Chapter 18

  • Avoid wars you can't win, and never raise your flag for an asinine cause like slavery.
  • There is no sacred ground for the conquered.

#2.9-Chapter 22

  • The road to power is paved with hypocrisy. And casualties. Never regret.

#2.10-Chapter 23

  • It's not beginning the story that I fear, it's not knowing how it will end.

#2.11-Chapter 24

  • The heart can choke the mind when all its blood flows back unto itself.
resim: http://4.bp.blogspot.com/-GnSIZTE3cGk/UwatJCrYhUI/AAAAAAAACoY/hwHgSalyVbg/s1600/ibo_et_non_redibo_house_of_cards_1.JPG

Excel Türkçe/İngilizce Formül Adları

Excel'de Türkçe bildiğiniz bir formülün İngilizcesi veya tam tersi İngilizcesini bildiğiniz bir formülün Türkçesini internette aramayanımz yoktur. Burada yer alan dosyada Excel'deki formüllerin Türkçe ve İngilizce isimleri yanı sıra açıklamaları da yer almaktır. Yapan arkadaşın ellerine sağlık. İşinize yarayabilir düşüncesiyle..

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Harper Lee- Bülbülü Öldürmek

Romanı dördüncü kez okuyuşumda nihayet artık bu son olsun diye düşündüm. Küçük bir çocuğun aynı masalı tekrar tekrar dinlemekten hiç bıkmayışı gibi ben de her okuyuşumda aynı zevki aldım diyebilirim.

Romanın konusuna gelelim. "Jem ve Scout" (abi-kardeş) iki çocuğun gözlerinden yetişkinler, insanların birbirlerine zulüm edişi ve ön yargı, okuyan herkesin kendince ders çıkarabileceği bir üslupla anlatılmış. En sevdiğim karakter ise babaları (avukat) "Atticus"tu. Bu yaşıma dek bir romanda karşılaştığım belki de en iyi baba karakteri...

Bir de yıllardır evden dışarı adımını atmamış, bu sebeple türlü türlü hikayelere konu olan "Boo Radley" var tabi...

Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Böylesine masum bir romandan mahrum kalmayın.

Not: Romanla aynı isimde (To Kill A Mockingbird) zamanında üç Oscar ödülü almış bir filmi de mevcut. Ben henüz izlemedim. Tercih sizin...

imza: E.E.
resim: http://media.npr.org/assets/artslife/books/2010/07/to-kill-a-mockingbird/finchfamily-6a1cf13db1c2d0a9e4deb02a633b0c35be079727.jpg

1 Temmuz 2014 Salı

Why Side Projects Should Be Stupid !?

FirstRoundReview'da okuduğum bir makalede son zamanların aşağılardan yukarılara tırmananlarına bir örnek olan Tobias van Schneider, yenilere açık olmak ve daimi yenilik tarafında kalmak için kulağımıza küpe olası görüşlerini paylaşıyor. Ben de makaleden önemli gördüğüm kısımları aşağıya aktarıyorum.

"[Schneider:] The only way a side project will work is if people give themselves permission to think simple, to change their minds, to fail — basically, to not take them too seriously,” says van Schneider. “When you treat something like it’s stupid, you have fun with it, you don’t put too much structure around it. You can enjoy different types of success."

"Sounds great, but as van Schneider points out, keeping side projects stupid can be really, really hard — especially in an industry where everyone talks about funding, scale, and data-driven decision-making. If you’re not careful, you can forget why you ever wanted to work on something in the first place."

"[Schneider:] When you’re focused on just taking that first step, or that next right step to keep things in motion, you won’t ask yourself all these [like Who has already done this better, faster, smarter than me?] questions."

"[Schneider:] If you can remove all fears and go one step at a time, you will find things that will guide you along the way. You will learn new things, absorb new information, meet people, get feedback, see demand in different areas — new doors will open up for you."

"Love is not just talk or professed passion. It’s hard work. It’s focused dedication at odd hours, trying new things, knowing every step of the way that chances of traditional success are slim. It’s being fine with staying small."

"[Schneider:] Think about it. If you love your side project, even if someone says that it’s shit, you still love it. So take the feedback, figure out how it can make you stronger, and go with that."

"[Schneider:] You have to tell people so that they will believe you: ‘You know what, you can do this thing exactly the way you want to at our company. Give them the trust and responsibility and remove their fears. Those are the main ingredients for great projects."

"He reimagined and wrote extensively about a new type of Mac email client that he named .Mail (dot Mail), completely rethinking how a mail application could handle attachments, calendar invites, and more... Suddenly he was getting picked up by the likes of Wired and other major publications. People who ran large email clients at Google, Yahoo and Microsoft reached out to him asking if he wanted a job... The irony of .Mail is that so many people asked, even implored him or someone else to build the model he described in the article he published, and while he hacked on it for a while he ultimately gave it up. "I realized I was passionate about thinking about the problem, but not actually fixing it," he says."

Steve Jobs'un ünlü röportajı: