Kayıtlar

Karen Armstrong: Tanrı'nın Tarihi

Resim
Karen Armstrong , hacimli kitabında üç büyük tek Tanrılı dinde (Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam), söz konusu dinlerin ilk doğuş zamanlarından günümüze Tanrı'ya bakışlarının gelişimini inceliyor. Eser, Klasik felsefeden Orta Çağ Mistisizmi'ne, Reformasyon'dan Aydınlanma'ya ve modern çağın kuşkuculuğuna din ile ilgilenen entellektüellerin görüşlerini özet formatlarıyla barındırıyor. "İnsanlar insan olarak tanındıkları andan itibaren tanrılara tapmaya başlıyorlar; sanat eseri yarattıkları anda dinleri yaratıyorlar." "Ateizm genellikle geçici bir aşamadır: Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar pagan çağdaşlarınca 'ateist' olarak nitelendirilmişlerdir çünkü tanrısallık ve aşkınlığın devrimci bir kavranışını benimsemişlerdir." "Tarih boyunca insanlar ruhun bu geçici dünyayı aşan boyutunu hissettiler. Gerçekten de insan zihninin bu biçimde kendisini aşan kavramlar düşünebilmesi onun dikkate değer bir özelliğidir. Nasıl yorumlarsak y...

Ricoldus de Monte Crucis: Doğu Seyahatnamesi

Resim
13.yüzyılın sonlarında Papa, Dominikan Tarikatı'ndan keşişimizi doğuya gönderir. Keşişimiz de bir yandan verilen görevi yapmak için Doğu Anadolu, Azerbeycan, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve İsrail'de kilise kilise gezerken bir yandan da gördüğü topluluklar ve manzaralarla ilgili notlar alır. İşte 95 sayfalık kitabımız, bu notlardan oluşur. Bu gezi sırasında İlhanlı sarayına konuk olduğundan Tatarlar ile Bağdat'ta uzun kalışından ötürü Müslümanlar kısımları, diğerlerine göre daha uzun başlıklardır. Kitaptan öğrendiğimiz kadarıyla keşişimizin gezdiği yerlerde, çeşitli tarikatlara (Yakubiler, Maruniler, Nasturiler, Sabiiler) bağlı olarak yaşayan ciddi manada Hıristiyan nüfusu vardır. 1290lı yıllarda Bağdat'ta 200binden fazla Müslüman yaşadığından bahsetmektedir. Yolu üzerinde Haşhaşilere, Türkmenlere ve Kürtlere de denk gelmiştir. "Müslümanların yıkmayıp, hayvanları için ahır olarak kullandığı bir kilisenin haline ağlayıp hayıflandık ve bir süre burada yolcu...

Armando Iannucci: The Death of Stalin

Resim
Fabian Nury'nin yazdığı Fransız bir romandan uyarlanan  Armando Iannucci 'nin son filmi Stalin'in Ölümü ( The Death of Stalin ), Sovyetlerin dramatik hikayesini komedi formatında beyazperdeye aktarıyor. Perde, Stalin ile açılıyor fakat senaryo Stalin sonrası politik oyunlar üzerine kurgulanmış. Ama tabiki Stalin'in filmde çok kısa süren Rusya'sında yine bir yönetmenin tercihi, gaddarlığını aktarmak oluyor. Sonrasında sahne,  Khrushchev,  Malenkov,  Molotov ve  Beria arasında gücü ele geçirme mücadelesine kalıyor. Siyasi olarak ciddi bir konunun komedi tarzında perdeye aktarımı açısından filmi değerlendirirsek kendine has bir yapıt olduğunu söyleyebiliriz. Olaylar hızlı akmakta, olabildiğince dramatik durumlardan komik durum devşirilmektedir. Oyuncu kadrosu, şimdiye kadar yaptıklarıyla kendini ispatlamıştır; yönetmen, çektiği dizilerle komedi tarzında adından bahsettirmiştir. Dolayısıyla eserin emektarları, yaptıkları işin çok uzağında olan insanlar de...

Arthur Schopenhauer: Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar

Resim
Bu post, uzun bir aradan sonra yazdığım ilk yazı olacak. İki senede çok şey oldu, geçti. Burada birkaç satırda özetleyemeyeceğim, sadece medeni halimin değiştiğinin notunu düşeyim :) Schopenhauer, Aforizmalar'ın ilk bölümünde insanın yaşamındaki malvarlığını üç kısma ayırır: ne olduğu, neye sahip olduğu ve neyi temsil ettiği; üç bölüm üzerinde insanın etkisi birinciden üçüncüye doğru gittikçe azalmaktadır. Ve Schopenhauer, insanın daha çok etkisinin en güçlü olduğu "ne olduğu" bölümünün yaşamımızda en fazla önemi olduğunu vurgular. Kitabın geri kalan son iki kısmında ise özlü sözler çerçevesinde yaşam ve mutluluk tavsiyelerini sıralamaktadır. İlk üç bölümde insanın yaşam varlıklarından bahsederken daha önce farkına varamadığım tespitleri okumak ve öğrenmek, kitabı yeterince akıcı kılıyordu. Ancak son iki bölümde bol bol öğüt veren ebeveyn kimliğine bürününce açıkçası kitabın bir an önce bitmesini dar bekledim. Tüm artı/eksileri topladığımızda bir insanın ü...

Cemal Süreya- Sevda Sözleri/On Üç Günün Mektupları

Resim
Edebiyatımızda İkinci Yeni akımının en önemli temsilcilerinden şair Cemal Süreya . Kaybettiği bir iddia sonrası soy isminden bir "y" harfi kaybetmiştir. Asıl adı Cemalattin Seber olup Zaza'dır. Sevda Sözleri Kullandığı sade Türkçe'den dolayı en çok sevdiğim şairlerden biri olan Cemal Süreya'nın tüm şiirleri şiir kitaplarının birinin ismi altında toplanmış: Sevda Sözleri. Aşağıda paylaşacağım birçok mısraya #şiirsokakta etiketiyle daha önce karşılaşmış olabilirsiniz, çünkü sokaklarımızda şiirlerini pek sever oldu. Firavun'un ekinlerini yöneten Yusuf da Arkadan yırtılmış gömleğiyle Kanatları dökülmüş kuşa benzerdi. SİZİN HİÇ BABANIZ ÖLDÜ MÜ? Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük ŞU DA  VAR Bir de sen koynumda yatıyorsun Güzelsin güzelliğin mutlak amenna Kızlığın masanın üstünde Kocana saklıyorsun Oysa koca da ne benim kollarım var Soy bir portakal yedir bana dil...

Tezer Özlü- Çocukluğun Soğuk Geceleri/Yaşamın Ucuna Yolculuk/Kalanlar

Resim
"İnsanları öldüren kader, onları görebilmemiz ve gözlerimizi bu cesetlerle doldurabilmemiz için bizi de sorumlu kılıyor. Korku, alışılagelmiş korku, kaçış değil. İnsan, gerçeği kavradığı için utanıyor - işte gerçek önümüzde: Her ceset, sen, ben ya da biz olabiliriz. Arada hiç fark yok. Eğer yaşıyorsak, bunu bir başkasının kirletilmiş cesedine borçluyuz. Bu nedenle her savaş, bir iç savaştır. Her şehit, yaşayan canlıya benzer ve ondan ölümünün hesabını sorar." Cesare Pavese Kafkaokur 'un kapağında Tezer Özlü 'nün resmini görünce bir süredir sık sık karşıma çıkan bu "Türk edebiyatının nostaljik prensesi" ni okuma vaktimin geldiğini düşünerek üç kitabını sipariş ettim ve yazılış yıllarına göre okumaya başladım. Aşağıda bu kitaplardan birkaç cümle ile bahsedip altını çizdiğim kısımları sizlerle paylaşacağım. Tezer Özlü kimdir? Ve gerçekten edebiyatımızın nostaljik prensesi midir? Nostaljik midir pek karar veremedim ama melankolik olduğu kesin. Tezer Öz...

Mine Urgan- Bir Dinozorun Anıları

Resim
Mina Urgan . Cumhuriyet'in tanığı, İngiliz edebiyatının güzide eserlerini Türkçe'mize kazandıran, sosyalist partilerin vazgeçilmez üyesi, iki çocuk anası.  Laurence Sterne'ün Tristiam Shandy'sine benzer şekilde önce yaşlılık ve ölüm üzerine düşünceleriyle başladığı akıcı  bir dil ile yazdığı Bir Dinozorun Anıları' na çocukluk ve gençlik anılarıyla devam edip siyasi görüşlerini açıklayarak bitiriyor. Anılarında kimler yok ki; Falih Rıfkı Atay ki üvey babasıdır, Atatürk, Abidin Dino, Behice Boran, Aziz Nesin, Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi, Sait Faik, Sabahattin Eyyüpoğlu, Halide Edip, Orhan Veli, Neyzen Tevfik, Oğuz Atay. Ayrıca 27 Mayıs 1960 darbesi, TİP ve ÖDP.. Çok satan kitaplar arasında kendine yer bulan eser, çok önemli bir belge niteliğindedir. "Bana kalırsa, bir insanın yaşamında en güzel yıllar gençlik değil, otuz beş ile kırk beş arasıdır. Gençliğin sıkıntılarından kurtulmuş, yaşlılığın sorunlarıyla henüz karşıla...